Douglas Adams‘ın popüler bilimkurgu serisi “Otostopçunun Galaksi Rehberi“, her insanın mutlaka okuması gereken muhteşem bir yaratıcılık ve mizah örneğidir. Eser, eğlenceli kurgusu ve anlatımının yanı sıra birbirinden “enteresan” karakterleriyle de unutulmazlar arasına girmiştir.
Sitedeki 42. yazımda, kitapla ilgili 42 bilgi vermek istedim ancak 42 bilgi uzun ve sıkıcı olacağı için bu sayıyı 16 ile sınırladım. Her neyse, daha fazla vakit kaybetmeden hayat, evren ve her şeyle ilgili yazımıza başlayalım…
Seriye gerçek otostopçuluk ilham vermiştir
Douglas Adams’a kitabı yazması için ilham, 1971’de Innsbruck’te bir tarlada sarhoşça yıldızlara bakarken gelmiştir. O zamanlar fakir olan Adams, Ken Welsh’in Otostopçunun Avrupa Rehberi kitabıyla Londra’dan İstanbul’a otostop çekiyordu. Adams, Welsh’e sonradan şöyle diyecekti:
“Innsbruck’te canım inanılmaz sıkkındı. Yıldızlar ortaya çıkınca birinin bu kitabı yazması gerektiğini düşündüm. Çünkü yıldızlar, uzayda benim yanımda durduklarından daha çekici duruyorlardı.”
Innsbruck, oynadığı önemli rolden oldukça memnundur
Adams’ın şaheserinin şerefine Innsbruck’ta (ve diğer şehirlerde), 2001’den beri her 25 Mayıs’ta Dünya Havlu Günü kutlanmaktadır. Adams’a göre havlu, bir intergalaktik yolcunun envanterinin olmazsa olmazıdır.
Havlulara gerçek yaşam ilham olmuştur
Havlunun kitaptaki önemi, Adams’ın arkadaşlarıyla çıktığı Yunanistan tatilinden gelir. Arkadaşları, her sabah havlusunu bulamadığı için Adams’ı beklerlerdi. Adams’a göre sadece hayatı organize olan biri, havlusunun her zaman için nerede olduğunu bilebilirdi.
Kitaplardan önce radyo programları vardı
Otostopçu serisi, yayın hayatına 1978’te BBC Radyo‘sunda altı parçalık bir şov olarak başladı. Adams daha önce de radyo şovları yapmıştı, yani radyoya aşinaydı. Pan Kitapları’nın editörü Nick Webb, Adams’tan bu radyo şovunu kitaplaştırmasını istedi. Adams sonradan şöyle bir latife edecekti:
“Bir yayımcı kitap yazmamı istedi; yayımcılık işine girmek için bu, çok iyi bir yoldur.”
BBC ilk başta yayımcıları geri çevirmişti
Ünlü BBC yapımcısı Geoffrey Perkins, Adams’ın biyografisinde BBC’nin yayımcılara karşı olan tutumundan bir anekdotla bahsetmiştir. Perkins’e göre BBC, yayımcılara şöyle bir notla karşılık vermiştir:
“İlginize teşekkür ediyoruz. Ne yazık ki, bunu yapamayız. Deneyimlerimize göre kitaplar ve radyo şovlarının kayıtları satmaz.”
Ancak, Nick Webb eninde sonunda yayım haklarını BBC’den almıştır.
“Arthur”un ismi “Aleric” olabilirdi
Adams, baş kahramanın ismini bir BBC toplantısına giderken takside değiştirmiştir.
Adams’ın yayımcısı ona agresif davranmak zorunda kalmıştır
Adams’ın adı, son teslim tarihine uymayan biri olarak kötüye çıkmıştı. Hatta yazarın şu sözü oldukça meşhurdur:
“Son teslim tarihlerini ve bu tarihlerin biterken çıkardığı ‘whoosh’ sesini severim.”
Kitabı üzerinde son rötuşları yaparken yayımcı, Adams’ı arayıp yazdığı sayfayı bitirmesini istemiştir. Ünlü ‘whoosh’ sesini duymamak için yayınevi, Adams’ın evine bisikletli bir kurye bile göndermiştir.
Son teslim tarihi ile sorunlar yaşamaya devam ediyordu
Otostopçu üçlemesindeki dördüncü kitabı (Hoşçakal, Balık için Teşekkürler) yazarken kitabı zamanında tamamlamasından emin olmak için editörü (aynı zamanda kız arkadaşı) ile otel odasında 3 hafta kilitli kaldı.
Başlığın yazımı çok değişkendi
Otostopçu (orjinali: Hitchhiker) kelimesinin yazımı seri boyunca çok tutarsızdı. Kimi zaman “Hitch hiker” oldu, kimi zaman “Hitch-hiker”. En sonunda Adams, 2000 yılında yaptığı açıklamayla doğrusunun Hitchhiker olduğunu duyurdu.
Serinin ikinci kitabına Procol Harum ilham oldu
Adams, Evrenin Sonundaki Restoran’ı yazmak için gerekli ilhamı, bir rock grubu olan Procol Harum’un 1973 tarihli Grand Hotel şarkısını dinlerken aldı.
Adams, yazmayı daha önce bırakması gerektiğini itiraf etti
Adams, yazdığı son iki kitaptan pek memnun değildi. Sonradan bunu şu sözlerle itiraf etti:
“O kitapları yazmamalıydım, bunu yazarken fark ettim. Elimden geleni yaptım ama kalpten gelen bir kitap olmadı.”
Serinin kasvetli sonunun ilginç bir nedeni var
Adams’ın, Çoğunlukla Zararsız’ın yavan sonu için de bir açıklaması vardı:
“Nedeni çok basit; berbat bir yıl geçiriyordum.”
“42” sayısı o kadar da gizemli değildi
Adams, bu sayıyı tercih etmesinin nedenini 1993’te bir hayran sitesinde açıklayarak, bu tercih ile ilgili bütün çılgın hayran teorilerini çöpe attı:
“Cevabı çok basit; bu bir şakaydı. Sıradan, küçük bir sayı olması gerekiyordu ve 42’yi seçtim. Diğer bütün teoriler saçmalık. Bilgisayarımın başına oturdum, bahçeye baktım ve 42’yi seçtim. Nokta.”
Adams, eski sınıf arkadaşının gönlünü yaptı
Kitap, Vogon şiirini evrenin en kötü üçüncü şiiri olarak tanımlar. Evrenin en kötü şiiri ise Greenbridge, Essex’li Paula Nancy Millstone Jennings’e aittir. Orijinal radyo şovu ise Adams’ın okuldan sınıf arkadaşı ve gerçek bir şair olan Redbridge, Essex’li Paul Neil Milne Johnstone’un adını kullanmıştır. Johnstone isminin kullanılmasından şikayetçi olunca bu değişiklik yapıldı.
Bir karakterin ismi sanıldığı kadar edepsiz değildi
Norveç’teki fiyordların yapımından sorumlu olan Slartibartfast’ın ismi, bir BBC toplantısında konmuştur. Bu karakterin ilk ismi “Phartiphukborlz” idi ancak; bu isim kadar kaba olan ama o kadar saldırgan olmayan bir isim buluncaya kadar Adams, hecelerle oynadı.
Seri, hayranlarını adeta birer barmene dönüştürdü
Eğer bir gün “beyninizi limon kabuğu sarılı altın bir külçe ile paramparça etmek isterseniz”, serinin meşhur kokteyli Pan Galaktik Gargara Bombası’nın bir tarifini WikiBooks sitesinde bulabilirsiniz.