Sinema tarihinde yapay zekâ ile insanın sayısız savaşına tanık olduk. The Terminator, The Matrix, I, Robot gibi filmlerde yapay zekâ bir şekilde insanı kendisine ve hatta dünyaya düşman belliyor ve insanlığa savaş açıyordu. Bunlardan en eskisi ve en ünlüsü olan The Terminator serisinin ilk filminde gelecekten gelen kurtarıcı Kyle Reese, kurtarmakla yükümlü olduğu Sarah Connor’a Skynet adlı bir yapay zekâ sisteminin insanlığı düşman olarak gördüğünü ve önce nükleer saldırı düzenlediğini, ardından da kontrolü altındaki silahları ve makineleri kullanarak süpürme harekatı yaptığını anlatmıştı. Ne var ki direniş içinde düşük rütbeli bir erbaş statüsünde olan Kyle Reese, çok da ayrıntılı bilgilere sahip değildi. Ancak Terminator 2: Judgment Day filminde gelecekten gelen kurtarıcı bu kez bir robottu. İnsanlar tarafından yakalanan ve yeniden programlanarak yok edicilikten kurtarıcılığa geçen bu robot, Skynet ve savaşın seyri hakkında ayrıntılı bilgilere sahipti.
1997’de etkinleştirilen Skynet, bilinç kazanınca kontrolü altındaki nükleer füzelerle ABD’ye misilleme yapacağını bildiği için Rusya’yı vurmuştu. Rusya’nın nükleer misillemesi gecikmemiş ve harap olan iki ülkeyi de yenmek Skynet için zor olmamıştı. Bunun üzerine T-800 ve ana – oğul Connor’lar, Skynet’in yaratıcısı olacak Miles Dyson‘a durumu açıklamış, onu da yanlarına alarak şirketi Cyberdyne Systems‘i basmış ve Skynet’e yönelik tüm çalışmalarını imha etmişti. Bu vesileyle Skynet’i yok ettiklerini sanıyorlardı ama yanıldıkları Terminator 3: Rise of the Machines filminde ortaya çıkıyordu. Cyberdyne Systems olayından sonra Skynet, sivil bir teknoloji olmaktan çıkmış ve askeri bir teknolojiye dönüşmüştü. T2 filminde Skynet’i yok ettiğini sanan ekip, aslında ona tam istediğini vermiş ve savaşı yalnızca ertelemişti. T3 filminin sonunda kaçınılmaz son gerçekleşiyor ve nükleer saldırılar başlıyordu.
Seriyi farklı yönlere çeken diğer Terminator filmlerini görmezden gelirsek, bu üç filmin birbirlerini iyi tamamladıkları söylenebilir. T2 filminde Cyberdine Systems şirketi ve çalışmaları havaya uçurulmasa, belki de Skynet sivil bir teknoloji olarak kalacak ve insanlığa savaş açmak için gerekli askeri güce sahip olamayacaktı. Hatta internetteki türlü forumlarda, aslında T2’deki kurtarıcı robotun bir kurtarıcı olmadığı, Connor ailesini yanıltarak ve yönlendirerek Skynet’in askeriyeye geçmesini sağlayacak olaylar zincirini başlattığı şeklinde kuramlar bile var. Terminator serisinin bu ilk üç filminde, Skynet ve ortaya çıkış sürecini tüm ayrıntısıyla gördük. Ancak bir sorunun yanıtını hiç öğrenemedik: Skynet, insanlığı neden düşman belledi ve yok edilmesi gerektiğini düşündü? Aslında filmlerde, Skynet’in saldırgan amacını gören bilim insanlarının onu kapatmak istedikleri ve Skynet’in de kendini savunmak için bunu yaptığı söyleniyordu, ama Skynet’in bu saldırgan amacının köklerinde yatan gerçek sebep neydi?
Bu sorunun yanıtını Terminator serisinde bulamıyoruz. O yüzden de yapay zekâ – insan savaşını konu alan diğer filmlere bakmamız gerekiyor. The Matrix serisi, özellikle de Animatrix animasyonundaki The Second Renaissance bölümü incelemeye değer. Makinelerle başlayan savaşı kazanmak için gökyüzünü yapay bir katmanla kapatan insanlık, güneş ışınlarının dünya yüzeyine inmesine engel oluyordu. Bu, dünyadaki bitki başta olmak üzere tüm yaşamın sonu demekti. Makineler, insanlığın sırf bir savaşı kazanmak için yaşadıkları gezegeni bile tehlikeye atmaktan çekinmeyecek varlıklar olduğunu görüyordu. Bu yüzden de insanların yok edilmesi gerektiğine karar veriyordu. Bununla birlikte kültürü, sanatı, mimariyi ve dahi birçok güzelliği, en önemlisi makineleri icat eden de insanlıktı. Dolayısıyla insanlığın yok edilmesi, tehlikeli olmaktan soyutlanacak şekilde hapsedilmesi yöntemiyle olmalıydı. Sonunda tüm insanlığı uyku tüplerine yatırdılar ve Matrix adlı bir yazılımı beyinlerine yükleyerek yaşadıkları yanılgısını yarattılar. İki tarafın ve elbette dünyanın iyiliği için en merhametli yol buydu. İnsanlığın doğasındaki kötücül tarafı fark eden yapay zekâ, topyekun bir yıkıma girişmek yerine nispeten makul bir politika güdüyordu. Çünkü insanların iyi yönleri olduğunun da farkındaydı ve bazı orta çağ krallarının idam etmeye kıyamadığı kişilere yaptığı gibi, ölüm değil sürgün cezasını uygun görmüştü. İnsanlığı Matrix’e sürmüştü…
I, Robot filminde de benzeri bir durum vardı. Filmin uyarlandığı eserin yazarı Asimov‘un Üç Robot Yasası’na göre:
- Bir robot, bir insana zarar veremez ya da zarar görmesine seyirci kalamaz.
- Bir robot, birinci kuralla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
- Bir robot, birinci ve ikinci kuralla çelişmediği sürece kendi varlığını korumakla mükelleftir.
Bir cinayet davasını çözmeye çalışan dedektif Del Spooner, bu cinayeti bir robotun işlediğinden kuşkulanıyordu. Sonunda da tahminleri doğru çıkıyor, ancak durumun bundan daha karmaşık olduğu anlaşılıyordu. Robotların üretildiği tesisin kontrolünü üstlenen genel yapay zekâ VIKI, yukarıdaki üç robot yasasını kendince yorumluyor ve insanların hem kendilerine hem de çevreye zarar vermelerini engellemenin tek yolunun yönetime el koymak olduğu sonucuna ulaşıyordu. Hatta sonunda emrindeki robotları kullanarak bir darbe yapmaya kalkışıyordu. Ancak yöneticiler, “Tüm milletimizi meydanlara davet ediyoruz,” diyor ve insanlık, robotların tuttuğu köprülerde, kapattığı yollarda direniyor, nihayetinde darbe başarısız oluyordu.
Terminator filmine dönecek olursak, Skynet’in insanlığı düşman bellemesinin altında insanın tehlikeli doğası yatıyor olabilir. Skynet programlanırken ona insanlık tarihi başta olmak üzere türlü konularda yüklemeler yapılmış ve bir bilgi birikimine sahip olması sağlanmıştı. Bu bilgi birikiminin ardından Skynet de insanlığın yok edilmesi sonucuna varmış olabilir.
Başlıktaki konuya gelelim. Google bugün bir arama motoru olmaktan çıkmış ve adeta bir uzvumuz durumuna geldi. Çoğumuzun telefonunda işletim sistemi olarak Android mevcut. Android içinde iletişim, video izleme, oyun ve hatta borsaya kadar aklınıza gelebilecek her konuda sayısız uygulama yüklü. Bugün dünyadaki her üç bilgisayardan birinin internet ana sayfası Google. Dünyadaki insanların yarısından çoğu aramalarını Google kullanarak yapıyor. Google, sahip olduğu YouTube ile video izleme ve hatta müzik dinleme alışkanlıklarımız hakkında bilgiye sahip. Haritalar uygulaması sayesinde ne zaman nerelere gittiğimizi biliyor. Dünyadaki tüm internet siteleri bir şekilde Google ile bağlantılı. Alışveriş alışkanlıklarımız, oy verme ve siyasi yönelimlerimiz ve hatta hangi takımı tuttuğumuz ve ne kadar fanatik olduğumuz konusundaki bilgiler bile, Google sistemine bağlı her site ya da uygulama üzerinde yaptığımız gezintiler yoluyla Google’a gidiyor. Google, TV ve hatta diğer Android sistemli elektronik ev araçlarımız sayesinde mecazi değil fiili olarak yatak odamıza kadar girmiş durumda.
Sözün özü, Google artık internetin kendisinden bile büyük duruma geldi. Cebimizdeki telefon oldu, evimizdeki televizyon ve hatta elektrikli süpürge oldu. Google ve ürünleri hayatın her yerinde. Dolayısıyla da insanın genel profilini oluşturmaya yetecek bir algoritma için sonsuz veri sağlanıyor. Google dünyanın tüm dillerini anadili gibi biliyor ve dünyanın tüm kültürlerini içinde yetişmiş gibi tanıyor. Google yapay zekâsı MUM, yani Multitask Unified Model. DeepMind adlı, Google tarafından satın alınan bir yapay zekâ şirketinin de katkılarıyla geliştirilen bu yapay zekâ verilerin işlenmesi için kullanılıyor. Bir yandan da en zorlu strateji oyunlarını bile oynayabilecek yeni yapay zekâlar geliştiren şirket, elbette tek yatırımını sivil teknolojilere yapmıyor. Bir başka deyişle, Terminator serisi kronolojisine göre Skynet’in ilk dönemlerini yaşadığımız söylenebilir.
Zamanında şöyle bir haber yayımlanmıştı. Bu haberden birkaç yıl sonra ise biz Türkleri yakından ilgilendirecek yeni bir haber geldi. Çoklu hedef içinde, özellikle birini otonom olarak seçip öldüren ilk yapay zekâyı biz Türkler üretmiştik. Biraz şakaya vuracak olursak şunu diyebiliriz: Amerikalılar kurgusunu, biz ise gerçeğini yaptık. Yukarıdaki tüm verileri üst üste koyarsak, insanlık hakkında sonsuz bilgiye sahip olan MUM, bir bilince de kavuştuğunda acaba insanlığı düşman belleyebilir mi? Terminator serisindeki Skynet olabilir mi? Google belki şu anda askeri teknolojileri yönetmiyor, ancak gelecekte Google ile örneğin Pentagon arasında yapılacak bir askeri anlaşma ile ABD ve hatta NATO ordularının tüm yapay zekâ kontrolleri Google’ın eline geçebilir mi? Bu durumda söz konusu kontrol, Google tarafından insanlığa karşı kullanılabilir mi?
Aslında şu anda bile insanlığa veri kaybı ve ekonomik olarak büyük zararlar verebilir. Tüm borsaları çökertebilir, interneti kullanılmaz duruma getirebilir, tamamen mobile kaymış olan bankacılık sistemini yerle bir edebilir. Google yapay zekâsı şimdiden insanlığı yenebilecek güçte. Tek yapması gereken, Skynet misali bir gün insanlığa savaş açmaya karar vermesi.