Sonbaharın son demleri, rüzgârları koynunda getirmişti. Deniz huysuzlanıyor, kışa girmek istemiyor gibiydi. Küçük barakasında çayını demlemiş, penceresinden denize bakıyordu Rıza Efendi. Saçı sakalına karışmış, yılların dokunuşları dalgaların kıyıya vurdukça köpürmesi misali ağartmıştı saçlarını. Karısının ölümünden sonra şehri terk etmiş, bir deniz kıyısında artık inzivaya çekilmişti. Zaten ömrü boyunca hep balıkçılıkla uğraşmak istemiş ama çocuklar, işler derken hiçbir zaman çekip gitmeye …
Devamını gör »