Etiket Arşivleri: Parçacık

takyon

Takyon Nedir, Işıktan Hızlı Hareket Edebildiği Doğru mu?

Işık hızıyla ilgili tartışmalarda birisi, “Evrende hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez,” dediğinde karşı tarafın (eğer birazcık bilgili ve heyecanlıysa) hızla savunmaya geçmesi hâlinde duyacağınız şey, “Takyonlar var, onlar gidebiliyor,” olacaktır. Ne yazık ki çoğu zaman bu savunma/argüman, kuantum fiziğiyle ilgili bilgilerden temel almaz. Daha ziyade, evrendeki hızın bir şeylerle sınırlı olması bazı insanlara rahatsız edici ve doğru değilmiş gibi gelir. …

Devamını gör »
dolaniklik

Kuantum Dolanıklık Nedir ve Neden Önemlidir?

Dolanıklık, kuantum fiziğinin ve dolayısıyla da gelecekteki teknolojilerin kalbinde yer alan bir özellik olarak ön plana çıkıyor. Diğer kuantum olguları gibi dolanıklık da kendisini atom altı ölçeklerde ortaya koyan ilginç bir özelliktir. Aynı koşullarda doğmuş, bir başka deyişle bir süre için aynı kuantum durumunu paylaşmış bir foton ya da elektron çifti, büyük mesafelerle birbirlerinden ayrılsalar bile bir şekilde bağlı kalmaya …

Devamını gör »
cift yarik deneyi young deneyi

Işığın Çift Yarık Deneyi’ndeki Garip Davranışlarının Sebebi Nedir?

Çift Yarık Deneyi olarak da bilinen Young Deneyi, fotonlar gibi parçacıkların hem dalga, hem parçacık olarak davrandığını ortaya çıkarması bakımından bilim için büyük öneme sahip olan bir deneydir. Dahası, bu deneyden sonra, sadece ışığın değil, elektronların da dalga özelliklerine sahip oldukları kanıtlanmıştır. Ancak deney, aynı zamanda sıra dışı bazı kuantum özellikleri de ortaya çıkararak, bilim insanları ve bilimseverler arasında oldukça …

Devamını gör »

Kuantum Devrimi #2: Kuantum Devriminin Ayak Sesleri

Buraya kadar, kuantum bulguları öncesi fiziğin genel karakteristiğine ve bu fizik anlayışının getirdiği felsefî dünya görüşüne genel bir atıfta bulunduk. Özetlemek gerekirse: Herhangi bir sistemin çözümlenmesi, onun başlangıç şartlarının belirlenip daha sonra da bu başlangıç şartlarının sistemin matematiksel modelinde girdi olarak alınıp modelin matematiğini çözmekle mümkündü. Gerisi sadece bir hesap meselesiydi. (Peki, gerçekten öyle miydi? Bazı şeyleri temelden yanlış alıyor …

Devamını gör »
bilimkurguda kurgusal madde

Bilimkurguda 12 Kurgusal Madde

Elementler, bileşikler, alaşımlar, izotoplar, atom altı parçacıklar… Gezegenlerden yıldızlara, gıdalardan kendi vücutlarımıza kadar her şey onlarla dolu. Karbon bazlı canlılar olarak varlığımızı tanımlarken bile onları temel alıyoruz. Bu yaşamsal önemleri, bilimi hayal gücüyle yoğurmaktan hoşlanan bilimkurguda da karşılığını bulmakta gecikmiyor doğal olarak. Zira bilimkurgu, hayal mahsulü elementlerin cenneti gibi. Öyle çeşit çeşit, sıra dışı ve mucizeviler ki çoğu zaman kurgusal …

Devamını gör »
uzayzaman

Uzay ve Zaman Nasıl Ortaya Çıktı? (3. Bölüm)

Bir matrisin içinde mi yaşıyoruz? Geçen yazıda sözünü ettiğimiz Kuantum Grafiti kuramına benzer fikirler 90’lı yıllarda sicim kuramcıları tarafından da ileri sürülmüştü. Bu modellere “Matris Modelleri” denmesinin nedeni, kuramın denklemlerinin sayı tablosu anlamına gelen “matrislere” dayanıyor olması… Çoğumuz matris sözcüğünü Wachowski Kardeşler‘in meşhur filminde duyduk. Filmi izledikten sonra matematiği iyi olan  bir arkadaşımıza “matris nedir?” diye sormak kaçınılmaz olmuştu. O da matrislerin özellikleri ve doğrusal denklem sistemlerinin …

Devamını gör »

Star Trek ve Kopyalayıcı Teknolojisi

Star Trek evreni; warp sürücüleri, ışınlanma, evrensel tercümanlar, enerji yönlendirmeli silahlar (phaser) veya holografik simülatörler (holodeck) gibi oldukça ilginç teknolojilere sahiptir. Çoğu kişi, bu teknolojiler arasında gerçeğe en uzak olanının kopyalayıcılar (replicators) olduğunu düşünür. Çünkü Star Trek’in kopyalayıcıları, hayal edebildiğiniz hemen hemen her cismi, tek tuşla ya da tek bir sesli komutla var edebilirler. Tam zevkinize göre pişmiş bir biftek …

Devamını gör »

Stephen Hawking’in Büyük Keşfi: Hawking Işıması

Kuantum Kuramı‘na göre boşlukta her an çiftler halinde oluşan sanal parçacıklar vardır. Sanal parçacık çiftleri çok kısa bir süre var olduktan sonra birbirlerini derhal yok ettikleri için varlıklarını fiziksel olarak ölçemeyiz. Stephen Hawking, bir kara deliğin olay ufkunda (yani geri dönüşü olmayan noktanın hemen yanında) oluşan bir sanal parçacık çifti düşündü ve kendine şu soruyu sordu: Parçacıklardan biri olay ufkundan içeri …

Devamını gör »